
şiir
"teşrif edin siz de günceme," diye buyurdular
"Teşrif edin sizler de günceme," diye buyurdular.
"İlk harfi siz yazın," dediler.
Dediler ki: "İzinizden terakki edelim."
Ama adımlarımın sağlam basmaması bir kenara,
sabıkalarımın çeşitliliğine çarpılmış olmaları lazımdı.
"Yalnız," dedim, "ben dedemi hiç görmedim, ters gittiğim yolları da çok beğendim, dönmedim."
"Vay anam, öyle olur mu?" dediler.
"Siz de elbet dağdan akan suyu içersiniz,
bulamazsanız bir kuyu...
Sonuçta bir huylunun huyu, bir de ampulün duyu," deyiverdiler.
"Yani bakın," dedim.
"Benim yazıtlarımda zorla ikna sonucu kabul etmişlikler söz konusudur, ben en iyisi bizim yörenin armağanlarına ek olarak
paslanmaz çelikten yaptırdığım 41 delikli kevgiri vereyim," diye ekledim. Sonuçta asal sayılara olan tutkum dillere şayandır.
"Gökyüzünün yarısı buluttur, bizim de karnımız armağana toktur. Sizi duayenler yıkamış efendim, sabrın sınırları sizde mevcut
değildir. Atın şu ilk harfi de akbabaya saç ektirmeye gidelim."
Akbaba hep kel mi kalacaktı?
Allem ettiler, kallem ettiler, bana okuma yazmayı bellettiler ama ben o son noktayı koymamaya ant içtim