
şiir
yolunu öğrenmemiş nehirlere
kulakların yetmiyor soruyorsun anlamadığında
cevaplara ulaşacaksın, kapıları aralayacaksın
hep alelacele hep koştur — bulamayacaksın
kapını kapatıp pencerenden maviye yeşile,
güneşi sana ulaştıran boş küreye,
yolunu öğrenmemiş nehirlere
bala dönüşmüş
her bir çiçeğin kimliksizliğini
patikanın aşağısındaki çeşmeye koşarak giden çocuğun
iradeyle hiç işinin olmadığını
sıfırla birin sana ihtiyacım yok dediğine kulak vereceğin o pencere kenarını fark
etmeyeceksin fark etmeyeceksin rahminde zehir yuttuğun o benliğin lanetini
you are cursed with simplicity
ya siyahtır ya beyaz
keserek almışlar seni annenin karnından
kolaylaştırmışlar işleri
iki yol var diye görmüşsün
acılı ve doğal olan yol seni öldürecekmiş
acısız hızlı olansa sana bütün bir hayatı getirmiş
seçmişler anneni ve seni yaşatacak yolu
öğrenmişsin işleri kolaylaştıran siyahı
beyazdan kesin ayıran yolu
sınırlar ve tanımlar olmuş kalplerin ahı
ya siyahtır ya beyaz